SENDİKAMIZ YÖNETİMİ ARMUTÇUK'TAYDI
SENDİKAMIZ YÖNETİMİ ARMUTÇUK'TA MADENCİLERİ ZİYARET ETTİ. 2 KASIM'DA KİTLESEL BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK. (GÖRÜNTÜLÜ)

SENDİKAMIZ YÖNETİMİ ARMUTÇUK’TA MADENCİLERİ ZİYARET ETTİ

2 KASIM’DA KİTLESEL BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK

 

 

 

 

Haberin görüntüsünü izlemek için TIKLAYINIZ

 

 

 

Sendikamız Genel Başkanı Ahmet Demirci ile Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Genel Sekreter Satılmış Uludağ, Genel Mali Sekreter Adnan Tıska, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Kahraman Kabasakal, Sendikamıza bağlı Karadon, Kozlu, Üzülmez, Armutçuk, Merkez Servisleri Şubelerinin başkanları ve yönetim kurulu üyeleri; Üzülmez Müessesesi, Kozlu Müessesesi, Amasra Müessesesi, Karadon Müessesesi Gelik İşletmesi ve Kilimli İşletmesi’nin ardından 1 Kasım 2017 tarihinde TTK Armutçuk Müessesesi’nde çalışan maden işçilerini ziyaret ederek bilgi verdiler.

Genel Başkan Ahmet Demirci ve Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu maden işçilerine hitaben birer konuşma yaptı.

Konuşmalar sırasında madenciler; “Madenler bizimdir bizim kalacak”, “TTK’ya uzanan eller kırılsın”, “Madenci feneri sönmeyecek”, “İşte madenci işte sendika”, “Gemileri yaktık geri dönüş yok” sloganlarını attılar.

Maden işçilerine hitap eden Sendikamız Genel Başkanı Ahmet Demirci şöyle konuştu;

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelen Torba Yasa Tasarısı’nda bulunan ve maden kanununda değişiklik içeren maddenin tasarıdan çıkartılması için çalışmalarımız devam ediyor.

Önce Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bu maddeye neden karşı olduğumuzu anlattık.

Genel Başkan Yardımcımız İsa Mutlu ve Genel Mali Sekreterimiz Adnan Tıska komisyon toplantısına katıldılar.

Ancak iktidar partisinin oylarıyla madde komisyondan geçti.

İşyerlerimizde toplantılar yaparak, bizim için bu yasanın tehlikelerini anlatıyoruz. Üzülmez, Kozlu, Amasra, Gelik ve Karadon’dan sonra buradayız.

Sonra Merkez Atölyesine ve diğer işyerlerimize gideceğiz.

İŞÇİ SAYIMIZ 7 BİN 600LERE DÜŞTÜ, İŞÇİ TALEBİ KARŞILAMADI

Genel Maden İşçileri Sendikası olarak uzun zamandır Türkiye Taşkömürü Kurumu’na işçi alınması için mücadele veriyoruz.

TTK’da 2002 yılında yaklaşık 15 bin işçi varken bugün işçi sayımız 7 bin 600’lere geriledi. Üretim 1 milyon tonun altına düştü. Doğal olarak kurumun zararı da arttı. TTK’yı göz göre göre zarara sürüklediler. TTK Genel Müdürlüğünün talebine rağmen 2010 yılından bugüne kadar işçi almadılar.

2016 yılında özelleştirme hamlesi yapmak istediler.

21 Haziran 2016’da Taşkömürü, Demir-Çelik ve Zonguldak Paneli düzenledik.

14 Temmuz 2016 tarihinde ise Madenci Anıtı’nda kitlesel basın açıklaması yaparak TTK’ya acilen işçi alınmasını istedik.

Ancak 15 Temmuz günü hain darbe girişimi oldu ve devamında gelen olağanüstü hal uygulamasıyla bu mücadelemiz kesintiye uğradı.

Şimdi ekonomik kriz beklentisiyle Torba Yasa çıkartarak çeşitli vergilerle

Faturayı bizlere kesmek istiyorlar.

SOMA MADELİNİ, HATTA DAHA AĞIRINI DAYATIYORLAR

Bu Torba Yasa Tasarısı içerisine TTK ve TKİ’yi yani madenlerimizi de koydular.

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nu, müesseselerini, hatta işletmelerini parçalayarak ruhsatı ile birlikte özelleştirmenin yolunu açıyorlar.

Ve bu yetkiyi TTK ve TKİ Genel Müdürlüklerine bırakmak istiyorlar.

Bizi birbirimizle kavga ettirmeye çalışıyorlar.

Ekonomik krizin bedelini bize canımızla ödetmek istiyorlar.

Karadon, Kozlu, Soma, Ermenek ve diğer faciaları unuttuğumuzu sanıyorlar.

Bize yeniden Soma Modeli’ni, hatta daha ağırını dayatıyorlar.

Değerli arkadaşlarım,

Bu yasa tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilince önce Genişletilmiş Başkanlar Kurulumuzda gelişmeleri değerlendirdik.

Ardından Temsilciler Kurulumuzu topladık.

Üretim bölgelerini ziyaret ederek işçi arkadaşlarımıza bilgi veriyoruz.

Arkadaşlarımız dimdik ayaktalar.

Tek yürek, tek ses haykırdılar; Madenler bizimdir satılamaz, madenci feneri sönmeyecek diyoruz.

Sendikamıza akın akın destek ziyaretleri sürüyor.

Sivil toplum örgütlerinden siyasi partileri, çeşitli kurumlarımızdan belediye başkanlarına kadar çok sayıda ziyaretçi ağırladık.

Geçtiğimiz hafta 22 sivil toplum örgütümüzün başkan ve yönetim kurulu üyeleri  sendikamızı ziyaret ederek desteklerini belirttiler ve çeşitli önerilerde bulundular.

Zonguldak Sivil Toplum Örgütleri olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından randevu talebinde bulunduk.

Muhalefet partilerimiz çeşitli yollardan destek çalışmalarını sürdürüyor.

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi makamında ziyaret ettik.

İlgili yasa tasarısı maddesine neden karşı olduğumuzu anlattık.

Bülent Ecevit Üniversitesi’nin raporunu takdim ettik ve çözüm önerilerimizi anlattık.

Desteğini ifade etti.

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün grup toplantısında konuyu çok güzel anlattı ve desteğini belirtti.

Gözler Zonguldak’ta ve bizim üzerimizde.

Diğer siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin ziyaretleri sürüyor.

Hepsine teşekkür ediyorum.

ÖZELLEŞTİRME ÖLÜM DEMEKTİR

Madde TBMM Genel Kurulu’na geldiğinde farklı eylemlerimiz olacak.

Gözünüz, kulağınız Sendikanızda ve temsilci arkadaşlarımızda olsun.

Birlik ve beraberlik içerisinde mücadelemizi sürdüreceğiz.

Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun bir çakıl taşının dahi özelleştirilmesine

izin vermeyeceğiz.

Çünkü özelleştirme ölüm demektir.

Bu yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir.

Eğer Hükümet bu sese kulak vermezse madenciler ve bölge halkı olarak tek yürek, tek ses meydanlarda olacağız.

Atalarımızın bize emaneti olan maden ocaklarımıza, işimize, aşımıza, ülkemizin ve milletimizin geleceğine sahip çıkacağız”.

 

MUTLU; ZONGULDAK’IN SESİNE KULAK VERİN

Sendikamız Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu da “Zonguldak’ın sorunlarına kulak verin, Hep beraber, gelin Zonguldak’taki sorunlara Zonguldaklılarla beraber karar verelim” dedi.

Mutlu şöyle konuştu; “Çok zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu zorlu süreçte mücadele azmimizi ortaya koymaktan başka kurtuluş yolumuzun olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Bu mücadele, bu kavga hiçkimsenin şahsi ve siyasi bir kavgası değil. Bizim hiçkimseyle siyasi, ideolojik veya bireysel kavgamız olmadı, olmayacak.

Biz ısrarla şunu ifade ediyoruz; Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun yüzde 48 sahalarını rödovans sistemi dediğimiz sistemle siz özel müteşebbislere, özel sektöre verdiniz. Kiralama usulüyle 1990lı yıllardan bugüne kadar buralar çalışıyor dediniz. Ve 2000li yıllardan sonra bu özel sektöre devrettiğimiz sahalarda binerce kişi çalışacak, milyon tonlar üretim yapacağız dediniz.  Ama geldiğimiz noktada verdiğiniz bu vaatlerin hiçbiri gerçekleşmedi. Zonguldak hızla kan kaybetti. Ülkemizin nüfusu 80 milyona ulaşmışken Zonguldak’ın nüfusu hızla gerilemeye devam etti.

Dolayısıyla bugüne kadar üretilen politikaların sonuçları bizim haklı olduğumuzu ortaya koydu.

Bundan sonra üreteceğiniz politikaları gelin, Zonguldak’a sormadan, Zonguldak’taki taraflarla görüşmeden masaya yatırmayın diyoruz.

Biz kimseye şahsi bir şey söylemiyoruz, Zonguldak’ın gerçeklerini ortaya koyuyoruz. Zonguldak’ın gerçekleriyle yüzleşilmesini istiyoruz. Zonguldak’ın kaderiyle baş başa bırakılmamasını, Zonguldak’ta rödovanslı sistemin daha meşru hale getirdiği kaçak ocaklardaki 15 yaşındaki delikanlılarımız hastane önlerine atılmasın, o delikanlılarımızın cansız bedenleri yollara atılıp üzerinden araba geçti diye söylenmesin, böyle gösterilmesin diye bu mücadeleyi veriyoruz.

Zonguldak’taki sorunlar çok ciddi boyutlara ulaştı.  Biz diyoruz ki saygıdeğer Enerji Bakanımıza, sevgili devlet büyüklerimize gelin bu gerçekleri gözardı ederek, sadece birkaç tane kömür kartelinin sözüne bakarak ve onların önüne kattığı birkaç tane siyasetçinin sözüne inanarak Zonguldak gerçeklerini görmezden gelip bu yaraları daha da büyütecek ve Zonguldak’ı yok olmayla karşı karşıya getirecek bir tabloya imza atmayın. Eserimiz ileriye baktığımızda böyle bir tarihle yazılmasın. Hep beraber, gelin Zonguldak’taki sorunlara Zonguldaklılarla beraber karar verelim.

Günlerdir kamuoyunda ne anlatıyoruz, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda da anlattık, daha önce Enerji Bakanlığı’nda yapmış olduğumuz toplantılarda da anlattık. Bu gerçekleri kimse görmezden gelemez.

Bizi yıllardır, bu bölgede termik santral açacağız, kömürü üretip orada yakacağız, Zonguldak’ın gençlerine iş vereceğiz, bu bölgede kömür üretimini çoğaltarak bu bölgenin kalkınmasına sebep olacağız diyenler, elinizi vicdanınıza koyun, bu sese bir kulak verin.

Bu Genel Maden İşçileri Sendikası’nın sesi değil, bu ses Zonguldak’ın sesi.

Bu bölgede siyaset yapan siyasetçiler, ellerini vicdanlarına koyup gerçekleri anlatsın.

İstirhamımız şudur; bütün siyasi ve ideolojik farklılıklarımızı, bütün görüş farklılıklarımızı bir kenara koyalım. BU mücadelede ortak hareket edelim.

Birlikte omuz omuza, dün ağabeylerimizin yaptığı gibi, babalarımızın yaptığı gibi hareket edelim.

Birlikte mücadele edelim, çocuklarımıza birlikte aydınlık bir gelecek bırakalım.

Zaman zaman ifade ediyorum, her zaman mücadeleye hazır olmak zorundayız. Bizi yok etmek isteyenler, bizim çocuklarımızın geleceğini sömürmek isteyenler boş durmuyor. Biz de boş durmamalıyız.

Bu mücadele hepimizin ekmek mücadelesi, hepimizin gelecek mücadelesidir.

Zonguldaklının oylarıyla Ankara’ya gidip milletvekili olanlar lütfen yüzünüzü bize dönün, yüzünüzü Zonguldak’a dönün.

Önümüzdeki günlerde eğer madde tasarıdan geri çekilmezse, maden işçisi geçmişinden aldığı ışıkla geleceğinde ne yapacağını iyi biliyor.

Önümüzdeki günlerde değişik eylem şekillerini ortaya koyacağız.

Bunun ilk adımını yarın (2 Kasım 2017) Saat: 16.30’da Zonguldak madenci Anıtı önünde atacağız.

Hepinizi, eşinizi dostunuzu alarak oraya gelmenizi istiyoruz.”



Facebook'ta Paylaş



Haber Eklenme Tarihi : 01.11.2017